Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3700 E. 2021/5063 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3700
KARAR NO : 2021/5063
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 06/03/208 tarih ve 2018/İHK-1582 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

K A R A R

Davacı vekili; 12/08/2016 tarihinde, müvekkilinin kullandığı araç ile davalı … nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %18 oranında malul kaldığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 17.000,00TL tazminatın 24/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 215.102,95TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 215.102,95TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin 25/05/2017 tarihinden itibaren işlyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştr.İtiraz Hakem Heyetince hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerketiği kabul edilerek itirazın kabulüne,UHH kararının kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine buna göre,Başvuranın talebinin kısmen kabulü ile 161.458,64TL nin 25/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş hüküm davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan 08/03/2017 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Heyet raporuna göre davacının kazadan kaynaklı olarak %18 sürekli iş göremezlik,4 aya kadar geçici iş göremezlik, 4 ay geçici bakıcıya muhtaç olduğu rapor edilmiştir.Ancak işbu rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanmıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez

O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Heyet raporu da irdelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince; 61.458,64TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 15.638,00TL vekalet ücreti hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasınaa göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b-İtiraz hakem Heyetince TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek tazminata hükmedilmiştir. Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
../…

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenerek ve Progresif Rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2/a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (1/a ve 1/b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (2/b) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine, 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.