YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3725
KARAR NO : 2021/7675
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun kabulüne dair verilen 31/08/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 01.11.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacının yaralandığını, 04.11.2019 tarihinde 23.964,77 TL’lik ödeme yapılmışsa da yeterli olmadığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminat alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 97.314,79 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, usulüne uygun raporla müracaat edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacının talebinin kabulü ile 97.314,79 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 20.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına özellikle, araçta yolcu olarak bulunan davacının kusursuz oluşu, olayın oluş şekline göre kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfedilmiş olmasına göre benimsenen kusur durumunda bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin (2) nolu bent kapsamı dışında kalan ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5i oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin (3) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
../…2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Sağlık Bakanlığı … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 13.06.2019 tarihli raporunda maluliyet oranının %13 olduğu tespit edilmiştir. İşbu rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanmış olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Yine dosya arasında mevcut 25.10.2019 tarihli Sağlık Bakanlığı … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda maluliyet oranının %10 olduğu tespit edilmiştir.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle , kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, rapor alınıp, sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Çalışma gücünün kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir.
Davacı vekili, davacının Almanya’da yardımcı sağlık personeli olarak çalıştığını, kazadan önce 2016 yılına ilişkin SGK kayıtlarında asgari ücret üzerinde maaş aldığının belirlendiğini, kazadan sonra ise malul kalan davacının iş hayatında aktif bir şekilde yer alamasa da, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek hükme esas alınan 23.03.2020 tarihli rapora itiraz etmişse de, “2016 yılından itibaren olay günü olan 01.11.2018 tarihine kadar davacı …’in aktif iş yaşamında yer alıp almadığına
ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği” şeklindeki kök rapordaki görüşünü yineleyen 27.03.2020 tarihli ek bilirkişi raporu aldırılmış ve 23.03.2020 tarihli rapor itiraz hakem heyetince ayrıntılı ve denetime açık görülerek hükme esas alınmıştır.
Buna göre, davacının gelirine ilişkin olarak yapılan araştırma yetersizdir. Maddi tazminatın doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, davacının net gelirinin doğru biçimde saptanması önem taşımaktadır.
Bu durumda hakem heyetince, davacının Almanya’da yardımcı sağlık personeli olarak yaptığı işin araştırılması, davacıya ait mesleği ile ilgili öğrenim, sertifika vs. belgelerinin istenilmesi, yaptığı işin tam olarak tespit edilmesinden sonra mesleğine göre emsal gelir araştırma yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından kaza tarihindeki emsal gelirin ne kadar olduğu hususlarının sorulması, gerektiğinde bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının gerçek gelirinin tespiti ile sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken yetersiz araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 27/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.