YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3795
KARAR NO : 2021/4953
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki motorsiklete çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının % 15 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 1.300,00 TL. rapor giderinin de yargılama giderleri içinde davalıdan tahsilini talep etmiş; 21.02.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 98.147,19 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet durumuna itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacının sigortacıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve usulüne uygun başvuru yapılmadan tahkime başvurulamayacağı gerekçesiyle, dava şartı eksiği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve 98.147,19 TL. tazminatın 09.10.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, kazanın oluş biçimi de dikkate alındığında, davacının kaza anında 0,39 promil alkollü olmasının kazada etkisinin bulunmadığına ilişkin kabulde bir usulsüzlük görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Tokat GOP Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.09.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 15; İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.05.2019 tarihli raporda % 6 ve 26.06.2018 tarihli raporda % 24 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporlar, birbiriyle çelişkili tespitler içerdiği gibi belirlenen maluliyet oranları arasında da fahiş fark bulunmaktadır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgeleri ile dosyada bulunmayan maluliyet raporlarının (özellikle 26.06.2018 tr rapor) toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE;
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.