YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3799
KARAR NO : 2021/4955
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan kazada davacının % 23 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.116,00 TL’nin 24.04.2019 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 21.08.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 175.960,46 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kusur ve maluliyet ile zarara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 174.634,46 TL. tazminatın 09.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 1.296,00 TL. rapor ücretinin de yargılama giderleri içinde davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin diğer tüm itirazlarının reddine, faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazın kabulü ile UHH kararındaki “09.04.2019” tarihi yerine “10.04.2019” tarihinin yazılmasına ve kararın diğer yönlerden aynen icrasına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur tespitinin ve davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen uzman bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının ve geçici bakıcı ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin
16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı taraf dava dilekçesinde, belirlenecek tazminatın 24.04.2019 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş ve davalının temerrüt tarihi bakımından kendisini bağlamış olmasına rağmen, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine aykırı biçimde ve davacı talebi de aşılarak davalı temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, İHH kararının 6100 sayılı HMK’nun 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1. bendinde yer alan “09.04.2019” ibaresi yerine “24.04.2019” ibaresinin ve kararın 3. bendinde yer alan “16.428,07 TL” rakamı yerine “3.285,61 TL” rakamının yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.