Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4012 E. 2021/5177 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4012
KARAR NO : 2021/5177
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 13/07/2016 tarihinde davacı …’nin yolcu konumunda bulunduğu, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 100,00TL geçici iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 105.611,28 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kabulüne karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın kısmen kabulü ile 105.611,28 TL’nin 29/07/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, geçici iş göremezlik zararı talebinin reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda; kaza tarihi itibariyle 12 yaşında olan davacının dava kazaya karışan aracın bagaj kısmında yolculuk yaparken, aracın şarampole yuvarlanması nedeni ile araçtan fırladığı, …Üniversitesi … Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp raporuna göre kaza nedeni ile sol omuzunda kırık, akciğer ve karaciğerde yaralanmaya bağlı kanama meydana geldiği, anlaşılmaktadır. Davalı vekili, kazaya karışan içinde 6 kişinin bulunduğunu, istiap haddi aşılarak yolculuk yapıldığı ve emniyet kemeri takılmasının imkansız olduğunu beyanla hesaplanan tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği itirazında bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince itiraz yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kazanın oluş şekli, davacının yaralanmasının niteliği ve aracın bagajında kurallara aykırı şekilde yolculuk yapması nedeni ile araçtan fırlaması neticesinde yaralandığı anlaşılmakta olup müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE (2)ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.