Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4063 E. 2021/8016 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4063
KARAR NO : 2021/8016
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 15/07/2019 tarih 2019/İHK 8549 sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 25/11/2011 tarihinde davalının …’ si olduğu aracın karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre talebin usulden reddine, karar verilmiş; bu karara davacı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı başvuran vekilinin 19/04/2019 tarih 2019/E 31001 sayılı Uyuşmazlık Hakeminin kararına yaptığı itirazın kabulü ile uyuşmazlık hakem kararının kaldırılmasına başvuranın 203.720,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, bu miktarın 02/11/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile sigorta şirketinden tahsili ile başvurana verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 22. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. HMK‘nın 27. maddesi ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
Davalı vekili itiraz hakem heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinin mail adresine tebliğ edilmeden karar verildiğini savunmuş, İtiraz Hakem Heyeti kararında ise raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği belirtilmiş olup, 11/07/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği hususu araştırılarak tebliğ edilmedi ise tebliğ edilerek davalı tarafça raporun ve ıslah dilekçesinin incelenmesine ve beyanda bulunulmasına olanak sağlanması, tebliğ edildi ise davacı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerektirmiştir.
3-Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun’un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun’un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Somut olayda, davalı … vekili aracın aynı zamanda müvekkili tarafından zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, zararın öncelikle bu poliçeden karşılanması gerektiğini belirtmiş olmakla yukarıdaki açıklamalar ışığında itiraz hakem heyetince kazaya karışan aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sigorta kuruluşunun savunması göz önüne
alınarak taşımacılık zorunlu sigortası varsa (davalı kendisinin düzenlediğini beyan ediyor) ibrazı istenip geçerliliği üzerinde durulması sorumluluğunun doğup doğmayacağı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.