YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4092
KARAR NO : 2021/7988
KARAR TARİHİ : 28.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında itiraz hakem heyetince verilen kararın karşı taraf (davalı) vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Başvuru sahibi (davacı) vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacıda oluşan maluliyete ilişkin olarak Cumhuriyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı tarafından davacıda %11 oranında maluliyet oluştuğuna dair 30.07.2018 tarihli rapor tanzim edildiğini açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL geçici, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 110.551,07 TL olarak ıslah etmiştir.
Karşı taraf (davalı) vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kısmen kabulü ile 110.551,07 sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasına, maluliyet oranına ilişkin yapılan açıklamanın bilirkişi rapor içeriğini açıklamaya yönelik olduğu gözetildiğinde taleple bağlılık ilkesine aykırı olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının motosiklette yolcu iken gerçekleşen kazada cismani zarara uğradığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı tarafça, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurunun bulunduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiği savunulmuş, hakem heyetince, davacının araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bildiğine dair delil bulunmadığından bu savunmanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Somut olayda; davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün kaza tarihinde 15 yaşında ve davacı ile arkadaş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün yaşı ve arkadaş oldukları dikkate alındığında ehliyetsiz olduğu davacı tarafça bilinebilecek bir husus olup, motosiklet sürücüsünün de kural ihlali ile meydana gelen kazada kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşıldığına göre, davacının bilerek ve isteyerek ehliyetsiz sürücünün motosikletine yolcu olarak binmesi davacının müterafik kusurunu oluşturur. Buna göre Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi (818 sayılı BK. md. 44) uyarınca maddi tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranından indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 11.594,09 TL vekalet ücretine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.