YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4127
KARAR NO : 2021/8250
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın karşı taraf (davalı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Başvuru sahibi (davacı) vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 82.571,27 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (davalı) vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 82.571,27 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK’nin 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve %14.3 oranında malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı taraf, kaza sonucunda davacıda oluşan yaralanmanın maluliyete neden olmadan iyileşmiş olduğunu, kaldı ki sunulan maluliyet raporları ile daha önceden alınan raporlar arasında ciddi ve fahiş fark bulunduğunu açıklayıp itiraz etmiş, hakem heyetince davalının itirazları reddedilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Dosya kapsamında bulunan 22/05/2016 tarihli engelli sağlık kurul raporunda, davacının kalça abdukasyon ve antaljik yürüyüş nedeni ile %8 oranında engelli olduğu bildirilmiş, anılan rapora davalının itirazı üzerine hakem hastaneden alınan engelli sağlık raporunda sol femur kırığı kaynamasının tam, kalça ve diz hareketlerinin mitral kısıtlı olduğu belirtilerek sakatlık oranının %0 olduğu bildirilmiştir. Yine davacı tarafça sunulan, Dokuzeylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalından alınan 25.01.2017 tarihli maluliyet raporunda meydana gelen kaza nedeni ile femur şaft kırığı, diz eklem hareketlerinde
kısıtlamaya neden olan sertlikler ve vücudun %10 unu kaplayan plastik ameliyat ile giderlemeyen skaristler nedeni ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine %14.3 oranında malul kaldığı belirlenmiş, Hakem Heyetince, … Üniversitesinden alınan bu rapor esas alınarak karar verilmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiilin tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak rapor düzenlenmiştir ancak kaza tarihi itibari ile anılan yönetmelik geçerli değildir. Diğer taraftan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak alınan her üç rapor arasında fahiş ve ciddi fark da bulunmaktadır. Buna göre, olay tarihi olan 22/07/2015 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği’ne uygun, çelişkilerin ve itirazların giderildiği yeni bir rapor alınarak, kazanılmış haklar dikkate alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.