Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4173 E. 2021/7105 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4173
KARAR NO : 2021/7105
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 01/06/2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde davacıya ait … plaka sayılı, … idaresindeki sigortalı aracın seyir halinde iken motor bölümünden çıkan yangın dolayısıyla ağır şekilde hasarlandığını, davacı tarafın kasko sigortasını düzenleyen şirketten hasar bedelini talep etmesi üzerine davalı … şirketinin, “aracın yanmasına sebep olan şeyin tespit edilemediğini, zararın teminat dışında olduğunu” belirterek başvuruyu reddettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile pert total kararı verilmesini ve aracın 78.000,00 TL kasko değerinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne, 60.000,00 TL tazminatın 15/07/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine, aracın hasarlı halinin hurda tescil belgesi ile sigorta şirketine teslimine karar verilmiş, karara davalı vekili itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince araçta meydana gelen yangının kasten çıkarılmadığının raporla sabit olduğu, zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile davalı tarafın itirazlarının kısmen kabulüne, başvuran tarafından hasarlı aracın sigorta şirketine teslimi ve “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesinin sigorta şirketine verilmesi kaydıyla 60.000,00TL kasko tazminatının 15/08/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine, karar verilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6102 sayılı TTK’nın mal sigortasına ilişkin 1278. maddesine göre, mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması
gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Mülga TTK’nın 1293. maddesinde kara sigortaları bakımından sigorta ettirenin tedbir alma mükellefiyeti düzenlenmiştir. Buna göre sigorta ettiren zararı önlemeye ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükelleftir. Tedbirin alınmaması halinde anılan maddenin son fıkrasında Mülga TTK’nın 1292/son fıkrasına atıf yapılmaktadır. Bu durumda ise sigorta ettiren gerekli tedbirleri almamış ise eğer kasıtlı olarak bu şekilde davranmışsa sigorta tazminatını isteme hakkını yitirecek, kusuru ihmal derecesinde olursa, ihmalin ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğu sigorta bedelinden indirime gidilecektir. Paralel düzenleme Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B-2 maddesinde de yer almaktadır. Yine TTK’nın 1429. maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacı ile bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. Anılan Kanun’un 1448. maddesi ise sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılır.
Eldeki davada, 27/06/2019 tarihli ekspertiz raporunun; “Yangın çıkış sebebi tam olarak anlaşılamamış, itfaiye raporunda da net olarak belirtilmemiştir, bu nedenle teknik bilirkişi raporu alınmıştır. Bu raporda turbo gövdesi civatalarının bir tanesinin gevşek olduğu, buradan sızan yağın direkt egzoz sistemi üzerine sirayet ederek yangının buradan başladığı kanaatine varılmıştır. Poliçede “yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeni ile meydana gelen zararlar teminat dışındadır” şeklinde düzenlendiği ve bu rapora dayanarak davacı tarafın başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan 06/03/2019 tarihli egzoz gazı emisyon ölçüm raporuna göre ölçülen değerlerin sınır değerleri aştığı tespit edilmiş ve onay verilmemiştir. Olay sonrasında düzenlenen yangın raporunda; aracın motor kısmındaki elektrik kablolarında meydana gelen elektriksel ısınma sonucu yanma olayının başladığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Yargılama sırasında alınan teknik bilirkişi raporunda; aracın önceki hasar kayıtlarında 15/06/2012 (çekme belgeli ağır hasar) tarihli, 15/09/2012 tarihli, 05/07/2018 tarihli ve 17/11/2017 (arka kısım) tarihli 4 adet eski hasar kaydının bulunduğu, 15/06/2012 tarihli ağır hasar kaydı dikkate alınarak araştırma yapıldığı, aracın hasar sonrası incelendiği, itfaiye raporu ile beyanların uyumlu olduğu, aracın motor aksamı, elektrik aksamı ve LPG sistemi montaj parçalarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiği, hasar miktarının KDV dahil 31.449,04 TL, aracın önceki hasarları da değerlendirildiğinde ikinci el rayicinin
60.000,00 TL, hasarsız araçların 70.000,00 TL-73.000,00 TL arasında olduğu, aracın çekme belgeli (plakasız) sovtaj değerinin 27.000,00 TL, çekme belgesiz sovtaj değerinin 30.000,00 TL olduğuna dair teklifler alındığını, hasar onarım bedeli ve sovtaj bedeli toplamının aracın kaza tarihindeki rayicini geçtiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Dava konusu sigortalı aracın kaza tarihi öncesindeki servis kayıtlarının ve muayene raporunun celp edilerek egzoz ölçüm raporunda değerlerin yüksek çıkması dikkate alındığında meydana gelen yangın ile illiyet bağı olup olmadığının araştırılarak yukarıda izah edilen Kasko Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre, sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olup olmadığı, sigortacının tazminat borcundan kurtulup kurtulmayacağı, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkânlar dahilinde önlem alma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılıp yapılmayacağı irdelenmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.