YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4270
KARAR NO : 2021/9992
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili; 03/07/2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalının sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.001,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri ve 3.500 TL tedavi gideri olmak üzere 5.001,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 18.157,69 TL’ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuranın geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve fatura edilemeyen tedavi giderine ilişkin toplam talebinin kısmen kabulüyle 12.926,15 TL maddi tazminatın 01/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin 5.231,54 TL talebin reddine karar verilmiş; davacı vekili ile davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür (cauta judicatum solvi).
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1’e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı … İran vatandaşı olup, teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince, davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığından sorularak alınacak yazı cevabına göre, teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan ve re’sen görülen nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti Kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.