YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4813
KARAR NO : 2021/6582
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 04/03/2019 tarih 2019/İHK 2431 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 30.03.2010 tarihinde davacının eşinin sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı trafik kazası geçirdiğini ve vefat ettiğini, sürücü desteğin asli ve kusurlu bulunduğunu belirterek 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı … şirketinden temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 137.757,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı … ‘ın isteminin kabulüne, kabul edilen 137.757,00 TL’nin 01/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı itirazlarının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 13/12/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda önce kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen dönem hesabı yapılmış, daha sonra davacı desteğin hesap tarihindeki yaşına göre bakiye ömrü belirlenerek hesap tarihinden itibaren bu bakiye ömür süresi kadar bilinmeyen dönem tazminatı hesaplanmıştır. Oysa ki davacı desteğin bakiye ömür süresinin kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmesi ve bakiye ömür süresinin kaza tarihinden itibaren başlatılarak tazminat hesaplaması yapılması gerekirken, yazılı şekilde davalı aleyhine olarak fazla hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.