YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4844
KARAR NO : 2021/9584
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen itirazın reddine dair kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarptığı davacının en az %8 oranında sakat kaldığını, davalı şirkete yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 09/10/2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 137.501,00 TL olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulüne 137.501,00 TL tazminatın 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, itirazın reddine karar verilmiştir. karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle cismani zararın tahsili istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzük’ü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Dosya kapsamından, 20/04/2018 tarihli Ankara Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre; davacının yaralanması sebebiyle %8 engel oranı olarak tespitinin yapıldığı, ancak engellilik tespiti yapılırken hangi yönetmelik esaslarının dikkate alındığı anlaşılamamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- B.K’nın 46. maddesinde, cismani zarara uğrayan kişinin tamamen ve kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebileceği düzenlenmiştir. Davacının gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle davacının malül olmadan önce elde ettiği net gelirin doğru saptanması icab eder. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının aylık geliri hususunda yeterli araştırma yapılmamış, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, davacının %50 ortak olduğu şirketin vergi sonrası geliri olan yıllık kar rakamının %50 si olan miktar esas alınarak davacının aylık geliri bulunmuş ve tazminat hesabı yapılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Sunulan belgelerden davacının limited şirket ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda, davacının gelirinin, ortaklığının bulunduğu limited şirket yönünden şirketin kazançları göz önünde tutulmak suretiyle hesaplanması düşünülemez. Bu durumda şirketin Ticaret sicilindeki kayıtları getirtilmeli, elde edebileceği gelir sorulmalı, SGK ve çalıştığı işyerinden gelire ve ödemelere ilişkin belgelerin getirtilmeli, kendi hesabına çalışıyorsa ilgili kuruluşlardan gerekli belgeler sorulmalı, limited şirket ortağı olan davacının, kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısı belirlenmeli, davacının geliri tespit edilemediği halde aynı nitelikteki bir şirkette aynı nitelikte çalışan bir kişinin elde edeceği gelir araştırılarak davacının şirket ile ilgili gerçek geliri tespit edilerek uzman yeni bir aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmalıdır. İtiraz Hakem Heyetince, bu yönler gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.