Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4874 E. 2021/8073 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4874
KARAR NO : 2021/8073
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Başvuran vekili; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün elektrikli bisiklet kullanıcısı olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla 6100 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.09.2018 tarihli dilekçesi ile talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kabulüne, 40.220.94 TL sürekli iş göremezlik, 17.041.17 TL geçici iş göremezlik ve 1000 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 58.262.11 TL tazminatın 13.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi tarafından başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara yapılan itirazların reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin dava dışı plakası tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile oluşan yaralanmaya ilişkin olarak dava açılmıştır. Davalı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığını, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğuna dair bir dayanağının bulunmadığını tek delilin davacı beyanı olduğunu savunmuştur. Bu konudaki ispat külfeti M.K.’nun 6. maddesi uyarınca davacı tarafa aittir. Davaya konu kaza 30.01.2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Kazaya ilişkin resmi görevlilerce tanzim edilmiş trafik kazası tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kazaya ilişkin soruşturma evrakı incelendiğinde davacının kazaya ilişkin resmi makamlara başvurusunun kazadan yaklaşık 2 ay sonra 20.03.2017 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Bu başvuru üzerine resmi görevli memurlarca 28.03.2017 tarihinde olay yeri krokisi çizilmiş, araştırma tutanağı tutulmuştur. Tutanağa göre davaya konu kazanın gerçekleştiği iddia edilen yerde olay yerini gösteren güvenlik kamerası ve kayıt cihazının olmadığı, olayı gören tanık bulunmadığı belirtilmiştir. ../…
Davacının maluliyet durumu incelendiğinde ; Her ne kadar olayın gerçekleştiği 30.01.2017 tarihli hastane kayıtlarında olay trafik kazası adli vaka olarak belirtilmiş; davacının maluliyetine ilişkin Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen raporda, davacının 30.01.2017 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile hastada meydana gelen sağ femur şaftı kırığı dikkate alınarak yürüyüş bozukluğu özür oranı %8 olduğu tespit edilmiş ise de davacının daha önce 2012 yılında kaza geçirdiği, yine davalı vekiline başvuruda bulunduğu , kazadan hemen sonra resmi görevlilerce düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi , kazadan sonra kazayla ilgili resmi makamlara müracaat tarihi, kazaya plakası tespit edilmeyen aracın sebep olduğuna dair davacı beyanı dışında herhangi bir delil bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.