YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5024
KARAR NO : 2022/9737
KARAR TARİHİ : 30.06.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 06.11.2011 tarihinde davacının yolcusu olduğu davalı … şirketine trafik sigorta (…) poliçesi ile sigortalı motosikletin seyir halindeyken dava dışı otobüs ile çarpışmaları sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı … … Sigorta A.Ş.’den tahsilini talep etmiş; 27.05.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 98.171,35 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı …Ş. vekili, kazaya karışan ….plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde … poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kazadan önce noter satışı ile 07.09.2011 tarihinde …’e satıldığını, aracın işletenin değiştiğini, müvekkili şirketin aracın satış tarihinden sonra meydana gelen kazadan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın araç sahibi ….’e, var ise …’in sigortacısına, yok ise …’na yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek; davanın kısmen kabulü ile 78.537,08 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … … Sigorta A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, davalı sıfatı kaldırılan … yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalı …Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. Maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK’nın 371. Maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında alınmış üç farklı maluliyet raporu bulunmaktadır. Bu raporlardan birincisi olan Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığınca verilen 12.03.2015 tarih ve 1467 sayılı raporda; şahısta oluştuğu belirtilen hafif evre frontol tip demans için yaşına göre davacının %32,3 oranında kalıcı maluliyetinin ve 75 gün geçici iş göremezliğinin bulunduğu belirtilmiş; anılan raporun “Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü” parantez içinde ise “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerinden yararlanılarak hazırlandığı belirtilmiştir. 30.04.2018 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulunun maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre düzenlenmiştir. Hükme esas alınan 21/02/2019 tarihli ATK İkinci Üst Kurulunun maluliyet raporu da kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre düzenlenmiştir. Ne var ki; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet oranı organik araz düşünülerek %59 olarak belirlenmiş, bu rapora itiraz üzerine bu kez ATK İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile organik beyin sendromu arızası saptanmadığı belirtilerek, maluliyet oranı %12,1 olarak kabul edilmiş ve bu rapora göre hüküm tesis edilmiştir. Davacının maluliyeti konusunda aynı yönetmelik hükümleri kullanılmak sureti ile oluşturulan iki rapor arasında maluliyet oranları bakımından ciddi bir fark bulunduğu gibi, Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 12.03.2015 tarihli rapor ile de bu raporlar arasında çelişki mevcuttur.
Bu durumda, yerel mahkeme tarafından kazayla ilgili varsa eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumu Mevzuatı uyarınca maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gidermekle görevli en üst kuruldan yeniden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi ve geçici çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi ve davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; 6100 sayılı HMK 373/1 maddesi uyarınca dosyanın karar veren İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.