YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5282
KARAR NO : 2021/8912
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı ve katılma yolu ile davacı vekilinin süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
-KA R A R-
Davacı vekili,27/07/2016 tarihinde davalı … şirketi nezdinde sigortalı olan aracın müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda,davacının yaralandığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik 400,00TL bakıcı gideri, 50,00 TL tedavi ve yol gideri ile 50,0 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne, 310.000,00 TL sürekli İş göremezlik tazminatı ve 400,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 500,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL yol gideri ve 50,00 TL tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş,hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiş olması karşısında davacı hakkındaki hükmün kesinleşmesi nedeniyle davacı vekilinin tüm,davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinde gerçek zarar hesabı yapılırken tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaza tarihinde 6 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi 72,74 yıl olduğu halde, raporda bakiye ömür süresinin kaç yıl kabul edildiği belirtilmeyip, pasif dönem sonu olarak 99 yaşın gösterilerek hesap yapılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de; Somut olayda Uyuşmazlık hakem Heyeti tarafından davacı yararına tam ve nispi olarak 24.574,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.