Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5364 E. 2021/7503 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5364
KARAR NO : 2021/7503
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 26/05/2015 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında davacının cismani zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00TL tazminatın 29.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 168.709,74TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 168.709,74TL maddi tazminatın 29.01.2020 den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan tahsili ile başvurana verilmesine karar verilmiş hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesi gereği, sigorta sözleşmesine ilişkin nedenlerle davalı sigortacının sorumluluğunu kaldıran haller (işleten değişikliği vs.) zarar gören 3.kişi konumunda olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceğinden, davalının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı kaza yapan araçta yolcu konumundadır. Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/166E – 2019/36K sayılı dosyasında dinlenen tanıklar, davacı ile araç sürücüsü dava dışı Serkan İncesu’nun iş arkadaşı olduğunu ,davacıyı iş çıkışı kim denk gelirse onun aldığını, kaza günü de kendi rızası ile Serkan’ın aracına bindiğini beyan etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğu savunmasında bulunmuştur.
İtiraz hakem heyetince dosyada hatır taşımasının mevcudiyetini gösterir bilgi yada belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir.
Ceza dosyasındaki tanık anlatımlarından, davacının, iş çıkışı iş arkadaşı olan sürücünün aracına , kendisini gideceği yere bıraktırmak üzere bindiği sabit olup bir menfaat karşılığı taşınmadığı anlaşıldığından olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eskik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre; Uyuşmazlık Hakem Heyetince Başvurunun kabulü ile 168.709,74TL tazminata ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına da 19.977,43TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.