YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5386
KARAR NO : 2021/8259
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı aracın tek taraflı kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 75.204,07 TL iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen kazada davacının emniyet kemeri takmaması nedeni ile müterafik kusurunun bulunduğu, davacının araçta hatır için taşındığını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 75.204,07 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını savunarak tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş, hakem heyetince; davacının ifadesinde araç sürücüsü ile iş arkadaşı olduğunu ifade ettiği, hatır taşıması konusunda somut delil olmadığı gerekçesi ile bu savunmanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. TBK 51. madde vd gereğince, hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir. Somut olayda hakem heyetince her ne kadar davacının ifadesinde araç sürücüsü ile iş arkadaşı olduğunu beyan etmesi üzerine taşımanın hatır için olmadığı kabul edilse de dosyadaki ifadelerden taşımanın kimin arzusu ve ne için yapıldığı hususlarında bir açıklık bulunmamaktadır.
Buna göre Hakem Heyetince hatır taşıması savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu savunma üzerinde durulmayarak karar verilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. maddesinde “belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur… kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki belgelerden davacının kazada lomber omurga kırığı ve el bileği kırığı yaralanmasına ilişkin tedavi gördüğü ve araz bırakarak iyileştiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının somut delillerle ispatına imkan verilmeli, davacının emniyet kemerinin takmadığının tespiti halinde de, emniyet kemeri taksaydı dahi kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda da rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 8.622,45TL vekalet ücretine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 04/11/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.