Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/550 E. 2022/12575 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/550
KARAR NO : 2022/12575
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacı vekili 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davacının davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyerek talebini 80.000,00 TL ile sınırlayan davacı yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın reddedilen kısmı temyiz kesinlik sınırının altında kalmakta olup, davalı yönünden ise aleyhine hükmedilen tazminat miktarı temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.