Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5604 E. 2021/6493 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5604
KARAR NO : 2021/6493
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 11/07/2019 tarih ve 2019/İHK-8042 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı … şirketi nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olan … plakalı aracın 13/08/2016 tarihinde karıştığı trafik kazasında, araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, aracın kasko poliçesinde mevcut ihtiyari mali mesuliyet teminatından geçici ve sürekli iş göremezlik, ferdi koltuk ve manevi tazminat taleplerinin karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalma kaydıyla 35.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik, 5.000 TL ferdi kaza koltuk teminatı ve 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 45.000 TL’nin 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacıya aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi talep edilmesine rağmen davacı tarafından bu hususa ilişkin beyanda bulunulmadığından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddinin gerektiği, poliçedeki manevi tazminat limitinin tamamının başvuru öncesi kazada yaralanan diğer şahıslara ödendiği ve teminat limitinin tüketildiği, bu nedenle manevi tazminat isteminin de reddinin gerektiği, poliçedeki sürekli ölüm ve sakatlık halinde ferdi kaza teminatı limitinin 5.000 TL olduğu, alınan bilirkişi raporundaki sakatlık oranlarının esas alınması sonucunda davacının alacağının 3.250 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 3.250 TL tazminatın 15/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 11/04/2018 tarihli maluliyet raporunda, hangi yönetmelik hükümleri gözetilerek raporun hazırlandığına ilişkin açıklamaya yer verilmemiştir. Bu hali ile rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrak da eklenerek davacıya ait Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b) Karayolları Trafik Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne göre garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir.
Zarar görenlerin birden fazla olması hâlinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilkenin, zarar sigortası olan kasko sigortalarında da dikkate alınması gerekmektedir. Birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören üçüncü kişiler oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebileceklerdir.
Somut olayda davalı, aynı trafik kazasında zarar gören dava dışı kişilere poliçedeki manevi tazminat limitinin tamamının ödendiğini bildirmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince de manevi tazminat poliçe limiti tüketildiğinden bu isteme yönelik başvurunun reddine karar verilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında KTK’nın 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiği açıktır. İtiraz Hakem Heyetince dava konusu kazayla ilgili olarak manevi tazminata ilişkin başvurular ile ödemelerin dekont ve makbuzları getirtildikten sonra, K.T.K’nın 96. madde hükmü tartışılarak poliçe hükümlerine göre manevi tazminat limiti aşılmadan hak sahipleri yönünden oranlama (garame) yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2/a ve b) numaralı bentlerde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.