Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5653 E. 2021/7250 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5653
KARAR NO : 2021/7250
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine, davacı tarafın itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; 25/08/2016 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkilinin, davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunan aracın çarpmasına bağlı yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri yönünden toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile istemini 188.994,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik yönünden 12.203,00 TL, bakıcı gideri yönünden 15.449,00 TL olmak üzere 27.653,00 TL maddi tazminatın 01/04/2019 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline; illiyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı taraflarca itiraz edilmesi üzerine davalının itirazının reddine, davacının itirazının kabulü ile davanın kabulüne, 12.203,00 TL geçici iş göremezlik, 61.341,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.449,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 188.994,00 TL maddi tazminatın 01/04/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan 09/01/2019 tarihli Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi- Adli Tıp Anabilim Dalı Sağlık Kurulu raporunda; davacının kafa travmasına bağlı beyin hasarı, organik kişilik bozukluğu, postkontüzyonel sendrom nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %40 olarak hesaplanmış, itiraz hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacının eşinin savcılık soruşturma aşamasında ki beyanına göre davacının çocukluk yıllarında menenjit geçirdiği, olaydan 3 yıl kadar önce akıl zayıflığına bağlı vasi atanma talebi ile dava açıldığı anlaşılmış; esas alınan maluliyet raporunda önceki tedavi evraklarına ilişkin atıf yapılan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Nöroloji bölümü tarafından davacı da kaza öncesinde hafif MR olduğu, organik beyin sendromu düşünüldüğü, kaza ile ilişkinin kestirilemediğinin belirlendiği görülmüştür. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının kaza öncesine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, davacı için kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen beyin hasarına bağlı maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.