Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5662 E. 2021/6699 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5662
KARAR NO : 2021/6699
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 24/12/2018 tarih ve 2018/İHK-11477 sayılı davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulüne dair kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili 27/07/2013 tarihinde davalı … şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru sonucu meydana gelen çift taraflı kazada karşı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında da dava değerini 48.648,57 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, başvurunun kabulü ile 48.648,57 TL’nin 28/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazın kısmen kabulüne diğer hususlar yönünden davalının itirazının reddine dair verilen karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 44. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi, zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012,
s.418) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Dava konusu kaza, davacı traktör çamurluğunda yolcu olarak bulunduğu sırada karşı yönden gelen aracın çarpması sonucu çamurluk üzerinden yere yuvarlanması sonucu vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde yaralamalı trafik kazasının meydana gelmiştir. Ceza yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda; karşı yönden gelen araç sürücüsünün asli, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacının traktör römorkunda yolcu olup, traktör çamurluğunda oturarak nizamlara aykırı yolculuk yapması hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. O halde, olayda yolcu taşımaya müsait olmayan traktör römorkunda amaç dışı yolculuk yaptığı değerlendirilerek ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3- 21.12.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan AAÜT’nin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret madde 17’ye göre “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmüne göre Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden hakem dosyalarında taraflar bakımından uygulanacak vekalet ücreti tarifesi belirlenmiştir. Ayrıca 19.01.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 29598 sayılı Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6/son maddesine göre, takdir edilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ye göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’idir.
Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce, AAÜT uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ne göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.