YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5756
KARAR NO : 2021/6995
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu daimi maluliyet nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem heyetince davalının itirazlarının reddine dair verilen 18/10/2020 tarih ve 2020/İHK-21636 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili başvurusunda; 06/01/2014 tarihinde motosikletli kurye olarak çalışan davacının seyir halindeyken, sol şeritten plakasını alamadığı bir aracın aniden önüne sağ şeride geçmesi sonucu bu araca çarpmamak için motosikletin yolun sağ tarafına doğru yaya kaldırımına devrilmesi sonucu % 6.3 oranında malul kalacak şekilde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL daimi maluliyet tazminatının davalıdan 24/10/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş; 06/04/2020 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 75.192,56 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili sigorta şirketine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca alınan maluliyet raporu ile başvuru yapılması gerektiğini, hızını azaltmadığından davacının asli kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerektiği, bu yönetmeliğin atıf nedeniyle bir önceki Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Yönetmeliği ekindeki cetvellerin uygulanabileceği, bu nedenle başvuranın sunduğu raporun hüküm vermeye elverişli olduğu, dosya kapsamına göre plakası belirlenemeyen aracın yüzde yüz asli kusurlu olduğu, alınan hesap raporunun hüküm vermeye uygun ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 75.102,56 TL tazminatın 25/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; uzman bilirkişiden kusur raporu alınarak davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına 10.575,03 TL tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı sigorta şirketi vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak, AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalması nedeni ile AAÜT’nin 17. maddesi gereğince karar yılındaki 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 10/04/2020 tarih, K-2020/32138 sayılı kararının sonuç kısmının (3) numaralı bendinde yer alan “10.575,03 TL” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.