YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5793
KARAR NO : 2021/10464
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 18.02.2020-2020/İHK-3472 sayılı kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 31.12.2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını,% 14,3 oranında malul kaldığını, ayrıca 6 ay geçici işgöremezliğe maruz kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde olumlu sonuç alınamadığını, bu sebeple sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik zararı için şimdilik toplam 5.001,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; talebin öncelikle Zorunlu Yolcu Taşımacılık Sigortası Poliçesi teminatından karşılanması gerektiğini, taraflara izafe edilebilecek kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik zararının teminat kapsamı dışında olduğunu, zararın aktüer bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti; daha önce başvuru sahibi tarafından Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabına başvurulduğu ve Güvence Hesabı tarafından geçerli Yönetmeliğe göre rapor sunulmaması nedeniyle talebin reddedildiği anlaşıldığından sıralı sorumluluk esasında, aracın Zorunlu Taşımacılık Sigortası olmaması halinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının değil, Güvence Hesabının sorumlu olacağı kabul edildiğinden başvurunun pasif husumet eksiliği nedeniyle Hakem davasının reddine, karar verilmiş; davacı vekilince karara karşı itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince, itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının yolcusu olduğu yağmur nedeniyle kayan otobüsün şöförünün direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması şeklinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığı anlaşılmıştır.
Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun’un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun’un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Somut olayda, kaza yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunmamakta olup, bu halde husumet Güvence Hesabına yöneltileceği gibi yukarıdaki açıklamalar ışığında sıralı sorumluluk gereği Zorunlu Taşıma Sigortası hiç yaptırılmamış olması nedeniyle aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigortacısına (…’sine) karşı da dava açabilecektir. Tazminatın ödenmesi halinde … ile Güvence Hesabı arasında rücu ilişkisi doğacaktır.
Bu durumda hakem heyetince, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde başvurunun pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.