Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5811 E. 2021/6498 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5811
KARAR NO : 2021/6498
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 01/11/2019 tarih ve 2019/İHK-14749 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan ve müvekkilinin içerisinde yolcu olduğu aracın 11/04/2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce davalıya başvurulmasına karşın zararın tam olarak karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere bakiye 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında dava değerini 52.150 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulüne, 52.150 TL’nin 08/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen 12/04/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; 01/06/2015 tarihli … Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih, 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir.
Diğer taraftan, davalı vekili temyiz dilekçesinde tazminat hesabında davacının muhtemel yaşam süresinin dikkate alınmayıp TRH 2010 tablosunun sonu olan (99) yaşın esas alınarak fahiş tazminat hesaplandığı iddia etmektedir. Ancak rapor içeriğinden bilirkişinin hangi yaşı esas alarak davacının sürekli iş göremezlik zararını belirlediği anlaşılamamaktadır. Bu hali ile bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek tazminat hesaplamasının 2019 yılı verileri (işlemiş/işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (sürekli işgücü kaybı tazminat miktarı için davacı vekili tarafından itiraz ve temyiz olmadığı hususu ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b) Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından dosyaya davacıya ait SGK hizmet dökümünün sunulduğu, buna göre 31/08/2018 tarihinde davacının işinden ayrıldığının anlaşıldığı, bu tarihten sonra ise işe girip girmediğinin dosyada mevcut belgelerden anlaşılamadığı, ancak İtiraz Hakem Heyeti tarafından da hükme esas alınan 12/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda esas alınan gelir hususunda davacının işten çıkışının gözetilmediği ve SGK hizmet dökümündeki gelirinin esas alınarak aktif dönem zarar hesabının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının 31/08/2018 tarihinden sonra yeniden çalışmaya başlayıp başlamadığı, çalışmaya başlamış ise ne zaman çalışmaya başladığı ve gelirinin ne olduğu hususlarının araştırılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davacının zararının miktarı ile davalı tarafından davadan önce yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılanmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen İtiraz Hakem Heyeti kararının yukarıda (2/a,b) bentlerinde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine. ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.