Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5895 E. 2021/9379 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5895
KARAR NO : 2021/9379
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 07/05/2018 tarih 2018/İHK-2533 sayılı davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 23/05/2017 tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan … plakalı kamyonet sürücüsünün müvekkilinin imam nikahlı eşi olan desteğin sürücüsü olduğu traktöre arkadan çarpması sonucu çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada davacının desteğinin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 41.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; desteğin ehliyetsiz olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle, başvurunun kısmen kabulüne, 73.870,00 TL nin 13.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; desteğin ehliyetsiz oluşunun zararın artmasında etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmak suretiyle başvurunun kabulüne, 92.259,00 TL’nin 13.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, imam nikahlı eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların hayatlarını ömür boyu birleştirme niyetiyle gerçekleştirdikleri hukuki nitelikli evlilik sözleşmesi olmaksızın evlenme vaadiyle yaşadıkları birliktelik evlilik dışı birliktelik olarak adlandırılmaktadır. Evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşayan nikahsız eşin, desteğin ölümü ile nikahlı eş gibi, yaşama yaşının
sonuna kadar ve özellikle yaşı, sosyal durumu, yaşadığı ortam ve aile bağları gibi nedenlerle, desteğin evinde yaşamını sürdüremeyeceği hususunun kabulü gerekmektedir. Nikahsız eşin, güçlü olmayan aile bağı nedeniyle müşterek haneyi terk edeceği, kendisine yeni bir yaşamı tercih edeceği üstün olasılık içinde olmakla, bakım ihtiyacının nikahlı eşte olduğu gibi bakiye ömrün sonuna kadar devam etmesi ihtimalinin zayıf olması varsayımının göz önünde tutulması gerekmektedir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince, yukarıdaki açıklamalar ışığında Türk Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri gereğince belirlenen tazminattan, hak ve adalete uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30/11/2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55/1. maddesinde “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını ../…
taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacı imam nikahlı eş, desteğin ölümü nedeniyle kusurlu olan karşı aracın zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle …’ndan destek tazminatı talep etmiş, hakem heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların itirazı üzerine davalının itirazı reddedilip davacının itirazı kabul edilerek itiraz hakem heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Boşanmış ve çocuklu destekle resmi nikah olmadan birlikte yaşayan davacı eşin destek tazminatından Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre TBK 55. maddesi de gözetilerek herhangi bir indirim yapılmaması gerekirken, TBK’nın 51-52. maddeleri gereğince belirlenen tazminattan hak ve adalete uygun bir miktar indirim yapılması gerektiği şeklindeki bozma ilamının 1) nolu bendindeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.