Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5985 E. 2021/7518 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5985
KARAR NO : 2021/7518
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … Sigorta A.Ş aleyhine 18.01.2018 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen 26.06.2018 günlü kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 01.11.2018 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan 50 DT 253 plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazada araçta yolcu olan desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında dava değerini 181.169,01 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 181.169,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-) İtiraz Hakem Heyetince benimsenen bilirkişi raporunda; dosya içerisinde herhangi bir nüfus kayıt belgesi yer almamakla birlikte başvuru sahibi vekili tarafından, desteğin anne ve babasının hayatta olmadığının bildirilmiş olması nedeniyle tazminat hesabında anne ve babanın payı gözetilmeden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; desteğin anne ve babasının sağ olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturularak aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken başvuru sahibi vekilinin anne ve babanın sağ olmadığına ilişkin beyanı esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b-) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. Maddesinde (6098 sayılı TBKmd. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirtilen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda; sigortalı aracın seyir halinde iken yolun yüzeyinin buzlu olması nedeniyle sürücünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın kaza yaparak takla attığı ve araçta sağ önde oturan destek Emre Kaya’nın vefat ettiği, her ne kadar kaza tespit tutanağında koruyucu teribatlar yönünden tespit edilemediği kodu işaretlenmiş ise de, kaza yeri tespit tutanağı krokisinde desteğin kaza sonrasında yerde çizildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda desteğin emniyet kemeri takmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre hesaplanan tazminattan Dairemiz uygulamalarına göre 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
c-)5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 2 ( a, b ve c) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine, dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren …. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.