YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6169
KARAR NO : 2021/8827
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/04/2020 tarih ve 2020/İHK-8895 sayılı itirazın reddine dair kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının 21.11.2018 yaya halde iken davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını ve vücudunda maluliyet oluştuğunu, davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketine müracaat edilmesine rağmen zararın giderilmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalarak sürekli iş göremezlik için 4.900,00 TL, geçici iş göremezlik için 500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini isteminde bulunmuş, ıslah yoluyla tazminat istemini 250.654,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 234.718,00 TL sürekli iş göremezlik, 15.936,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 250.654,00 TL tazminatın 10/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafın itirazının kabulü ile hakem kararının kaldırılmasına ve başvuru sahibinin talebinin usul yönünden reddine karar verilmiş; davalı tarafın itirazının kabulüne dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı oluştuğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri
arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve karar vermeye elverişli olmadığı, KTK’nın 97. maddesi ile … Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik, … Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Bilimler Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2019 tarihli raporda, başvuranın daha önce yapılan muayeneleri sonucu düzenlenen tıbbi evrakların tetkiki yapılmış ve 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davaya konu yaralanma nedeniyle davacıda %10 oranında maluliyet oluştuğu belirtilmiştir. Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.12.2019 tarihli raporda ise 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başvuran da %20 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oluştuğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Her iki rapor da, dosya kapsamı ile tam olarak örtüşmemekte ve yönetmelikte düzenlenen koşulları taşımamakta ise de bu durum yargılama sırasında tamamlanabilir bir eksiklik niteliğindedir.
Şu halde itiraz hakem heyetince; davacının, kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek, dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, adli tıp kurumu ve üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum itiraz hakem heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA. peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.