Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6250 E. 2021/9143 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6250
KARAR NO : 2021/9143
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, 12/01/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan motosiklet ile davalı tarafından … poliçesi ile sigortalanan aracın çarpışmasına bağlı gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ile 472 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden avans faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah ile sürekli maluliyet tazminatını 43.890,32 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının talebinin kabulü ile 43.890,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 44.362,32 TL maddi tazminatın 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan 26/12/2019 tarihli kusur raporunda, davacı sürücünün, motosiklette kask takmaksızın yolculuk yaptığı sırada kazanın gerçekleştiği belirtilerek davacının hızını yol şartlarına göre ayarlamaması ve kask takmaması nedeniyle %35 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı Borçlar Yasasının, “Tazminatın belirlenmesi” üst başlıklı 51/1 maddesi ile( 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.

Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde (Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. “Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Davacının sürücüsü olduğu motosiklette nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde koruyucu önlemler almaksızın yolculuk yapması sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk için gerekli koruyucu önlemleri almamak veya kurallara aykırı yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. Oysa hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davacının kasksız yolculuk yapması nedeniyle de kusurlu olarak değerlendirildiği görülmüştür. Müterafik kusura ilişkin hususun kusur raporunda irdelenmesi hatalıdır.
Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda olan davacının kaza tespit tutanağına göre kask takmadığı ve yüzünden yaralanması nedeniyle “yüz anotomisinin aşırı bozulması” na bağlı sürekli maluliyet tayin edildiği ve davalı vekilinin kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken; kusur oranlarını belirleyen bilirkişiden, davacının kasksız şekilde yolculuk yapmasının kusur oranı içerisinde değerlendirilmeden ek rapor tanzim edilmesi istenilmelidir. Davalı vekilinin savunması ve yaralanma durumu da gözetilerek zarar görenin müterafik kusurunun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusur oluştuğunun kabul edilmesi halinde, alınacak ek kusur raporuna göre belirlenen tazminattan %20 oranında davalı yararına müterafik kusur indirimi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.