Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6677 E. 2021/10381 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6677
KARAR NO : 2021/10381
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili; 09/07/2017 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıların desteği … … …’nin yolcu olarak bulunduğu bisikletin çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini, destekten yoksun kaldıklarını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 5.000,00 TL, … … … için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değerini … … … için 36.186,55 TL, … için 58.413,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahibi …’nın destekten yoksun tazminatına ilişkin zarar isteminin kabulü ile 2.042,35 TL ‘nin 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, başvuru sahibi … … … yönünden talebin reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile … … … yönünden 36.186,55 TL ve … yönünden 58.413,40 TL bakiye tazminatın 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvuru sahiplerin ödenmesine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Davacı … … … yönünden verilen hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda, davacı … … … yönünden davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarı 36.186,55 olup, 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırının altında olduğundan karar kesin niteliktedir. Bu sebeple davalı yönünden temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı … yönünden verilen hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminata istemine ilişkindir.
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1’e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK’nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı … … … yönünden İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ve re’sen görülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.