YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6828
KARAR NO : 2022/45
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vasisi … vekili Av. … tarafından, davalı … Sigorta A.Ş aleyhine 13/12/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne dair verilen 07/09/2020 tarih ve 2020/İHK-16024 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 02/07/2018 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanarak %12 oranında malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ve rapor ücretlerinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş; 31/08/2020 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 112.898,58 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulü ile 112.898,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21/06/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %12 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellerin kullanılması gerekirken, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılmış olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17. maddesinin 2. fıkrası gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3) Bozma sebebine göre ve dosya içerisinde ve UYAP ortamında bulunmayan kaza tespit tutanağının ve itiraz aşamasında aldırılan kusur ve hesap raporlarının İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına alınması eklenmesi gerekli olup, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere, hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/01/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.