Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7402 E. 2021/11200 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7402
KARAR NO : 2021/11200
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 11/11/2019 tarih 2019/İHK 16593 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 02/07/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 105.262,00 TL’ ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvuru sahibi … ‘in tazminat talebinin kabulü ile 105.262,00 TL’ nin 27/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile …’e ödenmesine,
karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazlarının reddine
karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen 15/03/2019 tarihli DEÜ Adli Tıp Anabilim Dalı raporuna göre nevrotik stresle ilgili ve somatoform bozukluklara (yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, fobi, konversiyon bozukluğu, somatizasyon bozukluğu, hipokondriyazis, dissosiyatif bozukluk) bağlı olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre maluliyet oranı %15 olarak belirlenmiştir. Adı geçen rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, 3 öğretim üyesi tarafından imzalanmıştır. Ancak raporda belirtilen psikolojik bozuklukların kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği gibi bilgiler bulunmamakla birlikte, heyette psikiyatri uzmanının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasında getirtildikten sonra, davacının muayenesi de yapılarak aralarında psikiyatr doktorun da bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, 15/03/2019 tarihli DEÜ Adli Tıp Anabilim Dalı raporu da irdelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilmek kaydıyla, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun üzerinde durulmamış olması doğru görülmemiştir.
3-Kaza tespit tutanağında; davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ara kararı ile de davalının %100 kusur oranına göre aktüer raporu hazırlandığı ve bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili tarafından, kusur raporu alınmadan kaza tesbit tutanağı doğrultusunda hüküm kurulmasına itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin kusura yönelik itirazları değerlendirilmemiş olup kusur tespiti açısından yapılan inceleme ve araştırma yetersizdir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma belgeleride dosya içerisine alınarak, konusunda uzman bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan evrakların tamamı birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.