YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/755
KARAR NO : 2021/4350
KARAR TARİHİ : 08.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın onanması dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın ispatlanamadığından reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/12/2020 tarihli ve… karar sayılı ilamı ile ek kararın kaldırılarak kararın onanmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Davacı vekili, davalı …’ın sevk ve yönetimindeki aracın seyir halinde iken yaya olan müvekkiline çarpmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca1.000,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı … vekili, kazaya karışan ticari aracın maliki olduğunu, davacının olay sonrasında dalgın olduğunu ifade ettiğini, kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 94. maddesinin ikinci fıkrasında; “Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder.” Aynı Kanun’un 324. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Mahkemece, davacı vekilinin de hazır bulunduğu 12/07/2018 tarihli celsede kusur incelemesi yapılması bakımından dosyanın bilirkişiye tevdiine, bilirkişi ücretinin 600,00 TL takdirine, ücretin varsa davacı avansından, olmadığı takdirde ikmali yolunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, yatırılmaması hâlinde HMK’nın 114/g ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddedillmesine ilişkinihtarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bahsi geçen celsede verilen ihtar usule uygun değildir. Şöyle ki; yukarıda bahsi geçen kanuni düzenlemeler dikkate alındığında bilirkişi incelemesi, bir delil türü olup davacıya verilen kesin sürede delil avansının yatırılmaması sebebiyle ancak delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtarının yapılması gerekliliği yanında bilirkişi için takdir edilen ücret bakımından dosyada ne kadar eksik delil avansının olduğu hususunda açık, net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde bir belirleme yapılmamıştır.
Şu halde; mahkemece, yukarıdaki yasal düzenlemeler dikkate alınarak usule aykırı ara karara rağmen davacı tarafından yargılamanın gecikmesine sebebiyet verilmeksizin bir sonraki duruşma gününden önce delil avansını yatırmış olması dikkate alınarak bilirkişiden rapor alındıktan sonra tüm delillere göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin karar düzeltme istemi HUMK’un 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli Dairemizin 14/12/2020 gün,… karar sayılı onama kararı kaldırılmalı, karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle HUMK’un 440-442 maddeleri gereğince davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 14/12/2020 gün,… Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcı ile tahihi karar peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 08/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.