Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/8131 E. 2022/174 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8131
KARAR NO : 2022/174
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetinin 2018/İHK-8503 Karar sayılı ve 08.11.2018 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 26.09.2015 tarihinde, davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının meydana gelen çift taraflı kazada yaralanarak %4 oranında malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.050,00 TL geçici ve sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 48.309,16 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulü ile 48.309,16 TL maluliyet tazminatının 30.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti’nce; davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile, sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine, 3.474,59 TL geçici iş göremezlik zararının 30.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 25.12.2017 tarihli Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre maluliyet oranı %4 dür ve bu raporda hangi yönetmeliğin uygulandığı belli değildir. Davalı … tarafından dosyaya sunulan medikal raporda, davacının Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği ve Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin olmadığı, belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti’nce aldırılan 18.10.2018 tarihli İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD raporunda; davacının
15.10.2018 tarihinde muayenesinin yapıldığı, önceki tedavi evrakları ve grafilerin incelendiği, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Yönetmeliği hükümlerine göre, olay tarihinden itibaren iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, halihazır durumu ile sürekli maluliyetinin olmadığı, kaza ile meydana gelen arazlar arasında illiyet bağı olduğu, belirtilmiş, İtiraz Hakem Heyeti bu raporu karara esas alarak davacı tarafın sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine karar vermiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği hükümlerinin uygulandığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.