Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/834 E. 2021/7374 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/834
KARAR NO : 2021/7374
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.06.2021 Salı günü davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacının davalı belediyenin kira sözleşmesine ve B.K. 301. maddesi hükmüne aykırı davranması nedeniyle tazminat isteminde bulunduğu, hizmet kusuruna değil özel hukuk ilişkisine (kira akdine) dayandığı gerekçesiyle, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın görev yönünden (dava şartları oluşmadığından) reddine karar verilmesinin doğru olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında … 4. Noterliği’nin 23.07.2012 tarih ve 10382 yevmiye sayılı işlemi ile tasdik edilen 23.07.2012 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, davalı belediyenin davacı kiracıyı 15.01.2015 tarihinde zabıta ekibi vasıtasıyla taşınmazdan erken ve haksız tahliye ettiği bu nedenle de zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 165/1. maddesi “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” şeklindedir. Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir.
Somut davada; davacı …’nın hem iş yeri açma ve kapatma ruhsatı veren idari birim hem de kendisinin taşınmazı davacıya kiralaması ve aralarında kurulan kira akdi nedeniyle kiralayan konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu iki işlem iç içe geçmiş durumdadır. Davacı idare, önce davalıya verilen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatını

iptal etmiş, ardından da kiralanan taşınmazı tahliye etmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafından öncül işlem konumundaki işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dayalı, işyerinin süresiz olarak kapatılmasına ilişkin işlemin iptaline istemiyle idare mahkemesinde dava açıldığı, Muğla İdare Mahkemesinin 29/06/2016 gün ve 2015/181 esas ve 2016/602 karar sayılı ilamıyla, davacıya ait iş yerinin yapı ruhsatı ve yapı kulanma izin belgesinin olmadığının anlaşılması üzerine söz konusu iş yerine ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği ve bu işleme karşı dava açılmayarak kesinleştiği anlaşıldığından bahse konu iş yerinin süresiz olarak kapatılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine de dosyanın Danıştay’a gönderildiği ve halen temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemece, idare mahkemesindeki davanın sonucunun eldeki davaya etkisi nedeniyle bekletici mesele yapılarak, idare mahkemesindeki dava dosyasının karara bağlanması ve kesinleşmesinin beklenmesi, sonucuna ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.