Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/933 E. 2022/15140 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/933
KARAR NO : 2022/15140
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle icra takibinin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2020 günlü kararın istinaf incelemesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde davalı … vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalılardan … ile 22/12/1994 tarihinde evlendiklerini ve davanın açıldığı tarihte boşanma aşamasında olduklarını, davalı …’un davacıyı tehdit ederek evlilik birliği içinde alınan tüm taşınmazları satacağını söylediğini, davalı …’un boşanma davası ile doğacak haklarını zayi etmek amacıyla muvazaalı borçlanma işlemi yaparak ödenmeyen bedelin tahsili için Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2012/6390 sayılı dosyasında davalı … tarafından davalı … aleyhine 400,000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, bu takibin muvazaalı olduğunu belirterek icra takibinin muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalı …’un borçlu, davalı …’ın alacaklı olduğu icra takibinin başlatıldığı, alacaklı …’ın 400.000,00 TL’lik borcun kaynağına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı, başlatılan icra takibinde ödeme emrinin davalı …’ın annesine memur vasıtasıyla tebliğ edildiği, ancak bu kadar yüksek meblağlı icra takibine herhangi bir itiraz olmaksızın ödeme emrinin tebliğ alındığı, senette düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında bir ay bulunduğu, senette Avusturya adresi yazmasına rağmen Türkiye adresine tebligat yapıldığı, bu duruma rağmen de davalı …’un herhangi bir itirazda bulunmadığı, ödeme emrinin tebliğinden kısa bir süre sonra davalı …’a ait ve davacının hak iddia ettiği taşınmazın satışına başlandığı, bononun taraflar arasında düzenleme ve vade tarihi serbestçe belirlenerek her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğu, davalı …’ın bonoya dayanak alacağa ilişkin davacı itirazlarına rağmen hiçbir belge ve ispat aracı sunamadığı, tüm bu sebeplerle icra takibine konu alacağın gerçek olmadığı, mal kaçırmak amacı ile davalılar arasında bononun muvazaalı bir şekilde düzenlendiği, davalının alacağın gerçek olduğuna dair hiçbir delil sunamadığı, aile mahkemesinde görülen dosyada davacının katılma hakkı alacağı elde ettiği ve bu sebeple davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2012/6390 sayılı dosyasının muvazaa sebebi ile iptaline karar verilmiş; karara karşı davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının muvazaaya dayalı takibin iptaline yönelik iddiasının sabit olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu ancak davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak davacıya icra takibindeki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tahsil yetkisi verilmesi yönünden hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı …’ın istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulüne Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarih, 2012/383 Esas, 2020/168 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilerek davanın kabulüne, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2012/6390 sayılı dosyasında yapılan icra takibinin muvazaa sebebiyle iptaline, davacıya Eskişehir 2. İcra Dairesinin 2017/9998 esastaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tahsil yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı … vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 20.493,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 22/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.