Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/946 E. 2021/4974 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/946
KARAR NO : 2021/4974
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca, 19/07/1987 tarihinden bu yana terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan vatandaşlara, kanundaki esas ve usuller çercevesinde nakdi tazminat ödendiğini, yapılan bu ödemelerle ilgili olarak Iğdır Valiliğine intikal eden bir kısım ihbar ve şikayetlerde terör örgütü baskısıyla köylerini boşaltmak zorunda kalan köy halkı ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmayan bir kısım şahısların kendilerini köyde ikamet ediyormuş gibi göstermek suretiyle haksız tazminat elde ettiklerini, bu kapsamda inceleme raporu hazırlandığını, rapora göre, davalılar murisi …’ın ev ve ahıra ilişkin beyanının doğru olmadığı, 5233 sayılı kanun hükümlerinden faydalanmak üzere sunduğu müraacat dosyası ile Aralık ilçe Tapu Sicil Müdürlüğü’nden alınan belgelere ve mahallinde yapılan fiili tespitlere göre davalılar murisince kendisine ait olarak beyan edilen 2 göz ev ve 1 ahırın aslında başvuranın babasına ait olduğunu belirterek, murise yersiz olarak ödenen 5.500,00 TL miktarındaki tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar murisinin miras payı oranında tazminata hak kazanacağı gerekçesiyle murisin miras payı hesaplanarak davacı idarenin talebinden düşülerek, davanın kısmen kabulüne karar veilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca yapılan yersiz ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği düzenlenmiştir. Somut davada, davalılar yargılama aşamasında bir avukatın hukuki yardımından faydalanmamış olup,
dosyaya ibraz edilmiş bir vekaletname de mevcut değildir. Yerel mahkemece, yargılama sırasında vekil tarafından temsil edilmeyen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, “Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihindeki AAÜT gereğince takdir edilen 750,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ilişkin hüküm fıkrası 5. bendinin hükümden çıkartılmasına, kararın davacı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA, 20/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.