YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9723
KARAR NO : 2022/13112
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine 25/06/2012- 25/06/2013 tarihleri arasında … poliçesi ile sigortalı … plakalı aracın 12/03/2013 tarihinde karıştığı trafik kazasında …’in yaralandığını, …’in sakatlığı ve maluliyeti neticesinde aktüer raporu doğrultusunda müvekkili şirket tarafından …’e 03/07/2014 tarihinde 64.525,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle 38 UZ 232 plakalı aracın maliki ve sürücüsü …’ın dosya borcundan tamamen sorumlu olduğunu, Genel Şartlar’ın B4 c maddesi gereğince müvekkili şirketin işletene – sürücüye rücu hakkı bulunduğunu belirterek davalı hakkında ödenen tazminat bedelinin tahsili amacıyla Kayseri 3.İcra Müdürlüğü’nün 2015/12151 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre; tüketici mahkemelerinin görevli olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29/09/2016 gün ve 2016/11816 Esas 2016/8380 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Görevli mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile davalının Kayseri 3. İcra Dairesinin 2015/12151 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına, yasal şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, özellikle oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, olay tarihinde davacı nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunan, davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada yaralanan 3. kişiye davacı … tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; çalışmakta iken sakat kalan mağdurun uğradığı maddi zararın hesaplanmasında, uğradığı sakatlık oranı değil, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik, diğer anlatımla çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranı esas alınmalıdır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda yargılama aşamasında mahkemece, kazada yaralanan dava dışı mağdur … için Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından tanzim olunan ve hükme esas alınan 02/04/2014 tarihli raporda %21 oranında engelli olduğu bildirilmiştir.
Eldeki dosyada, kazada yaralanan dava dışı mağdur …’nin maluliyeti yönünden hükme esas alınan Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından tanzim olunan ve hükme esas alınan 02/04/2014 tarihli raporda, davacının kalıcı iş göremezliğinin %21 olduğu rapor edilmiş ise de raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı ve kaza ile illiyet bağı olup olmadığı belirsiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Kaza tarihi 12/03/2013 itibari ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olup, hükme esas alınan maluliyet raporu yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Her ne kadar mahkemece, davanın konusunun, davacı … şirketinin dava dışı 3. kişiye yapmış olduğu ödemenin davalıdan rücuen tahsili talebi oluşturduğu, olayın mağduru için yeniden maluliyet raporu alınmasının davanın sonucunu etkilemeyeceği, gerekçesiyle davalının maluliyet belirlenmesine ilişkin itirazlarının reddine karar verilmişse de, davalı vekilinin bu hususa ilişkin itirazlarının anılan gerekçe ile reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, kazada zarar gören …’nin tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanarak ve gerekirse (TTK 1481/3 hükümleri işletilmek suretiyle) muayenesi de yapılmak suretiyle, davacı için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nde öngörülen kriterlere göre usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde maluliyet oranının belirlenmesi için (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle)yeni bir rapor alınması, maluliyet oranının değişmesi halinde aktüerya bilirkişisinden yeni duruma göre sürekli iş göremezlik tazminatının tespiti yönünden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.