Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9789 E. 2022/15587 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9789
KARAR NO : 2022/15587
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; 06/07/2009 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 150.000,00 TL maddi tazminat ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; maddi tazminat talebinin tam kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminattan 49.454,75 TL sinin 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geriye kalan 100.545,25 TL sinin olay tarihi 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına, maddi tazminat talebinin tam kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminattan 49.454,75 TL sinin 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geriye kalan 100.545,25 TL sinin olay tarihi 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 06/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri re’sen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına; dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayın tarihi, gelişim biçimi, davacının yaralanma derecesi, meydana gelen kazada davalı …’in tam kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.