YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9818
KARAR NO : 2022/14367
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 22/10/2015 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın yaptığı tek taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini beyanla, 13.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamada sürekli ve geçici işgöremezlik talebinden feragat etmiş, bakıcı gideri talebini 290.000,00 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, bakıcı gideri tazminat talebinin kısmen kabulü ile 116.000,00 TL’nin 6.500,00 TL’sine olay tarihi olan 22/10/2015 tarihinden itibaren, 109.500,00 TL’sine ıslah tarihi olan 25/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemenin 29/12/2017 tarih 2016/78-2017/496 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulmasına; davacının bakıcı giderine ilişkin talebinin reddine, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı sürekli bakıcı giderinin tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiğini iddia ederek bakıcı gideri isteminde bulunmuş; davalı sigortacı ise, bakıcı giderine ilişkin zararın da sakatlık teminatı kapsamında kaldığını ve anılan teminata ilişkin limitin tüketildiğini savunmuştur. Bu itibarla; taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli bakıcı gideri zararının, “sakatlık teminatı” kapsamında mı yoksa “tedavi gideri teminatı” kapsamında mı olduğu ve davalı tarafın ödediği 333.548,00 TL ile sorumluluğunun son bulup bulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren … Genel Şartları gereği, bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında kaldığı ve poliçede kişi başına bedeni zarar limitinin 290.000,00 TL olduğu, bu tutarın davacıya ödendiği ve sakatlık teminatına ilişkin limitin tüketilmiş olduğu gerekçesiyle (ve Dairemizin 10.10.2019 tarih, 2019/14 E.- 2019/9227 K. sayılı ilamı dayanak yapılarak), davalının sürekli bakıcı giderinden sorumluluğunun kalmadığı yönünde karar verilmiştir.
… Genel Şartları’nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren … Genel Şartları’na karşı yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, … Genel Şartları’na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla; Anayasa’ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen … Genel Şartları’na ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararı, KTK, BK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince; kararına dayanak yaptığı Dairemiz ilamının tarihi (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından önceki döneme ilişkin oluşu) dikkate alındığında, somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gereği, … Genel Şartları’nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; sürekli bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak Dairemizin önceki yerleşik uygulamaları gereği, tedavi giderleri teminatında yer aldığı hususları hep birlikte ele alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki sağlık giderleri teminatından karşılanması gerektiği gözetilerek davalı vekilinin anılan yöne ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilerek taraf vekillerinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK 373/2 maddesi uyarınca dosyanın karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.