YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9830
KARAR NO : 2022/14370
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 08.04.2019 tarih 2016/9317 Esas 2019/4288 Karar sayılı ilamı ile özetle “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’na göre davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmadığı gözetilmeden sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin maddi tazminata ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre davacının alacağı kalmadığından bahisle haksız fiil faili olan davalı sürücü …’ın manevi tazminattan sorumlu olduğu düşünülmeksizin manevi tazminat talebinin tümden reddedilmesinin doğru görülmediği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü …’ın tam kusurlu olduğu ve davacıda meydana gelen maluliyet oranı da gözetilerek hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, beden gücü kaybına uğrayan davacı …’ın 18 yaşından itibaren kazanç sağlamaya başlayacağı kabul edilerek, bu yaştan itibaren zarar hesabı yapılmış ise de, yukarıda yapılan açıklamalar göz önünde tutularak davacının sürekli çalışma gücünü yitirdiği tarihten itibaren zararın oluşacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, yine zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği” hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 76.840,76 TL’nin olay tarihi olan 17.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hür Sigorta’nın sorumluluğu 53.901,61 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile taktiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 13.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
a-2918 sayılı KTK.’nun 98. ve 99 maddeleri ile … Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup hükmolunan tazminat miktarı sigorta bedelini (limitini) geçerse sigortacının bu masraflardan sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken mahkemece bu durum gözetilmeden yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl alacakla birlikte poliçe üst limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmesi,
b-Davacı tarafından poliçe kapsamında ödeme yapılması için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigortacı tarafından davacıya 12.04.2011 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı görülmektedir. Davalı sigortacının başvuru üzerine tam tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gözetildiğinde, eksik ödenen kısım için, eksik ödemenin yapıldığı tarihten itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2,a-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinde yer alan “olay tarihi olan 17.08.2009” ibaresinden sonra gelmek üzere (davalı sigorta şirketi için 12.04.2011 tarihinden itibaren) ibaresinin, 2 numaralı bendinde yer alan “müştereken ve müteselsilen” ibaresinden sonra gelmek üzere (davalı sigorta şirketi 3.477,31 TL ile sorumlu olmak üzere) ibaresinin, 3 numaralı bendinde yer alan “281,40 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere (davalı sigorta şirketi 196,98 TL ile sorumlu olmak üzere) ibaresinin, 4 numaralı bendinde yer alan “10.789,30 TL” ibaresinden sonra (davalı sigorta şirketi 7552,51 TL’den sorumlu olmak üzere) ibaresinin, 7 numaralı bendinde yer alan “772,78 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere (davalı sigorta şirketi 540,94 TL’den sorumlu olmak üzere) ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Hür Sigorta A.Ş.ye geri verilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.