Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9926 E. 2023/165 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9926
KARAR NO : 2023/165
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2137 E.-2020/1333 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/313-2019/823

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; işleteni ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın, 18.04.2007 günü karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarparak ağır biçimde yaralanmasına sebep olduğunu, söz konusu kazada, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin vücudunda oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde ileri düzeyde olduğunun adli tıp raporu ile anlaşıldığını, bu kaza nedeni ile müvekkilinde kalıcı sakatlık oluştuğunu, müvekkilinin bu kazanın izlerini hayatı boyunca taşıyacağını ve eskisi gibi tam gücüyle çalışamayacağını beyanla 50,00 TL geçici ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle zaman aşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu kazanın 18.04.2007 tarihinde gerçekleştiğini dava tarihi itibarı ile kazanın üzerinden 10 yıl geçtiğini, davacının tek taraflı beyanına dayanılarak açılan soruşturma dosyasının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 02.03.2017 tarihinde dava ikame ettiği, davanın KTK 109/1-2 ve TBK 72 gereğince zamanaşımı süresi içinde açılmadığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
2918 sayılı KTK’nın 109/I. maddesinin “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.” şeklinde düzenlendiğini, somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığını, iş bu davanın açılış tarihine bakıldığında 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, eylem için kaza tarihi olan 18.04.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alınarak, dava tarihi olan 02/03/2017 tarihi itibariyle, davacının zararı ve tazminat yükümlüsü olan davalı … olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkeme kararında HMK 355. maddesine göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde ve HMK 355. maddesi gereği kamu düzenine yönelik olarak yapılan incelemelerde kararda usul ve esas yönünden yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1-b-1. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz delikçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinde muhalif sayın üyenin şerhi, ekte yer alan Yargıtay kararları gibi KTK 109/2 ye göre zamanaşımının iş bu dava konusu olayda 10 yıl olduğunu, gerek KTK 109/2 ve gerekse TBK 72 ye göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 5237 sayılı yasanın 66. Maddesinde belirlenen ceza zamanaşımının olayda uygulanamayacağını, belirlenen zamanaşımı süresinin ceza yargılaması için geçerli olup, iş bu uyuşmazlığın TBK’na tabi bir uyuşmazlık olup, 10 yıllık zamanaşına tabi olduğunu beyanla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 66. maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.