Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9943 E. 2023/177 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9943
KARAR NO : 2023/177
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/2731 Esas-2019/2060 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne/ Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/97 Esas-2017/574 Karar

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.06.2014 tarihinde ehliyetsiz sürücü …’un, trafikten çekme belgeli plakasız kamyonu ile kaldırımda beklemekte olan yayalara çarpması sonucunda meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında destekleri … ‘ın vefat ettiğinde 48 yaşında olup Konya Numune Hastanesi’nde kulak burun boğaz uzmanı olarak görev yaptığını, müvekkillerinin …’ın ölümü ile eş ve baba olarak maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldıklarını belirterek şimdilik her bir davacı için 500,00 TL destekten yoksunluk tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 20.06.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi taleplerini … için 153.000 TL, … için 15.000 TL, … için 50.000 TL ve … için 50.000 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet yöneltilmesine sebep olan aracın trafikten men edildiği ve plakasız olduğunun belirtildiğini, bu sebeple müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, eş ve çocuklar destekten yoksun kalmışlarsa zarar sürelerinin genel olarak, erkek çocuklar için 18 yaşına, kız çocuklar için 22 yaşına kadar olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru ve temerrüdü söz konusu olmadığından dilekçede belirtilen faizlerin kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile desteğin kazada kusuru olmadığını, kazaya sebep olan aracın … sigortasının olmaması nedeniyle davalı … Hesabının sorumlu olduğunu, davacıların zararının kaza tarihini kapsayan geçerli … sigorta poliçesi kapsamında olmadığının tespit edildiğini belirterek davacı … için 153.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma zararlarına bağlı maddi tazminatın dava tarihi olan 12.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya karışan aracın trafikten çekilmiş olması nedeniyle motorlu araç vasfının bulunmadığı ve … poliçesi düzenlenmesine olanak bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı küçüklerin destekten kalma sürelerinin fazla hesaplandığı, davacı çocukların yüksek öğrenime gidecekleri varsıyalarak 25 yaşına kadar destek alacakları yönünde hesaplama yapıldığı, davacı küçük erkek çocukların 18 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini bildirilerek başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin ve eşinin yüksek öğrenim mezunu olduğu, desteğin çocuğu olan davacı …’ın yükseköğrenim gördüğü, davacıların Konya il merkezinde yaşadıkları ve ekonomik sosyal durumları dikkate alındığında davacı çocukların yüksek öğrenim görme ihtimallerinin çok yüksek olduğu açık olup tazminat hesabının 25 yaş sonuna kadar yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın trafikten çekme belgeli olduğunun anlaşıldığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 07.09.2016 tarihli yazısı ile de … poliçesinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, kazaya karışan kamyonun kaza sırasında trafikte olduğu ve işletildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın trafikten çekilmiş olması sebebiyle motorlu araç vasfı olmadığını, bu araç için … poliçesi düzenlenemeyeceğinden Güvence Hesabına sorumluluk yüklenemeyeceğini, bu davacı çocukların yüksek öğrenime gidecekleri varsayılarak 25 yaşına kadar destek alacakları yönünde hesaplama yapıldığı, davacı küçük erkek çocukların 18 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kaza tarihinden geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddenin ikinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. Maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14-2/ç maddesi ile 9/1-b maddesi.

3. Değerlendirme:
1.Davalı vekilinin davacılar …, … ve … yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde,

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800 TL’dir.

HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 58.800 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.

Davacılar …, … ve … için hükmedilen maddi tazminat yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin adı geçen davalılara yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
…’na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesi ve … Yönetmeliği’nin 9/1-b maddesi gereği, …’nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.

Zarara sebep olduğu iddia edilen … plakalı aracın tescil bilgilerinin temini için mahkemece yazılan yazı üzerine, Konya İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 25.01.2016 tarihli cevabına eklenen araca ilişkin kayıt bilgilerini içeren ekran görüntüsünden aracın trafik çekme kaydı olduğu anlaşılmaktadır. Aracın trafikten çekilme nedeninin araç malikinin talebinden kaynaklı olup olmadığı ya da aracın bir daha kullanılamaz hale gelmesi (hurdaya çıkması) gibi bir nedenle çekme belgesi düzenlendiği cevabi yazıdan ve dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davalı …’nın zarardan sorumlu olduğunun tespiti açısından aracın kullanılamaz (hurda) hale gelmesinden kaynaklanan bir trafikten çekme durumu bulunup bulunmadığı, çekme belgesinin dayanağının ne olduğunun belirlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin, davacılar …, … ve … yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi