Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9962 E. 2023/178 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9962
KARAR NO : 2023/178
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1999 Esas-2020/1127 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/Davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 Esas-2019/38 Karar

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.11.2017 tarihinde müvekkillerinin murisi …’in yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araç sürücüsünün aşırı hız sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleşen kazada vefat ettiğini, desteğin ölümü sonrasında müvekkillerin maddi destekten yoksun kaldıklarını, desteğin Çamardı Medaş İşletme Şefliğinde elektrik teknisyeni olarak çalıştığını ve 3.119,95 TL maaş aldığını beyan etmiş, davalı … şirketinden davacı … için 190.000 TL davacı … için 60.000 TL için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçedeki teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffanın desteğinin ispatlanması gerektiğini, tarafların kusur durumunun ve tazminat miktarının tespiti açısından uzman bilirkişilerden rapor aldırılması gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre 29.11.2017 tarihinde meydana gelen kazada yola giren başıboş köpeğin kamyonet sürücüsünün seyir dengesini bozmakla kazaya %100(yüzde yüz) oranında etken olduğu, kamyonet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla davalı … şirketinin eyleminden sorumlu olduğu işletenin de kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin murisinin kazaya karışan araçta yolcu olduğunu göz önünde bulundurmadan davalarını reddettiğini, Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan raporda sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki kamyoneti ile olay mahalline geldiği esnada kaplamaya giren başıboş köpek nedeniyle direksiyonu sağa kırması ile yol dışı kaldığı, kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının belirtildiğini ancak müvekkilinin şoför değil yolcu konumunda bulunduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilmeden ve deliller toplanmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka uyarlı olmadığını, müvekkillerinin murisinin kaza yapan araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kaza yapan kişinin kusurlu olmasının ya da olmamasının müvekkillerini bağlamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacının, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacağı işletene hukuken yükletilemeyen zarardan onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı, KTK’nın 86/1. maddesi gereği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı, somut olayda, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın şoförünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığının dosya içinde mevcut 10.04.2019 havale tarihli ATK raporu ile sabit olduğu, davalı … AŞ.’nin sorumluluğunun ancak aracın şoförünün kusurunun mevcudiyeti halinde ortaya çıkabileceği, olayda aracın şoförüne hiçbir kusur atfedilmemesi nedeni ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, davacıların desteğinin yolcu konumunda olup kazanın oluşumunda şoförün kusurlu ya da kusursuz olmasının müvekkillerini bağlamadığını, müvekkillerin 3. Kişi konumunda olmalarından ötürü maddi tazminata hak kazanmaları gerektiğini, ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığını, kaza yapan kişinin kusurlu olması ya da olmamasının müvekkilleri bağlamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddenin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı, kaplama alanına giren başıboş köpeğin kazanın meydana gelmesinde %100 etken olduğunun tespit edildiği, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunması halinde kazada illiyet bağı kesileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmayacağından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.