Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9964 E. 2023/884 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9964
KARAR NO : 2023/884
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2635 Esas-2020/1239 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/Davacının istinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/336 Esas-2018/408 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 25.09.2015 tarihinde davacı …’nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında …’nın ağır yaralandığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle … Genel Sigorta A.Ş’ye sigortalı olduğunu belirterek kaza neticesinde malul kalan …’nın maluliyetine ilişkin şimdilik 5.000,00 TL geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 12.02.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava değerini toplam 114.775,85 TL ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi ile; davalının sorumluluğunun limitle sınırlı olduğunu ve kaza tarihi itibariyle bu sınırın 290.000,00 TL olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tedavi gideri niteliğindeki bu istemin yeni trafik sigortası genel şartları A.5.b madde uyarınca SGK tarafından karşılanması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı bakımından ise davacıya 28/03/2016 tarihinde 150.476,00 TL tazminat ödemesi gerçekleştirilip ibraname ve feragat alındığını, aksi kanaatte olunması halinde ödenen tutarın güncellenmesi gerektiğini ve davacının sürücü ile hatır taşıması ilişkisi bulunduğunu bu nedenle de tazminattan %25 indirim yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” dosyada alınan bilirkişi raporu uyarınca yeni genel şartlara uygun olarak hazırlanan raporda 290.348,73 TL maluliyet tazminatı ve 446.485,15 TL bakıcı giderinin ödenmesi gerektiği, bu tutardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde dahi ödenmesi gereken tazminat ve bakıcı gideri toplamının sigorta limiti olan 290.000,00 TL nin üzerinde kalması nedeniyle davacıya ödenmesi gereken toplam tutarın 290.000,00 TL olduğu ” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 114.775,85 TL nin 17/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, hasar dosyası kapsamında 28.03.2016 tarihinde 150.476,00 TL kısmi ödeme yapılmış olup, söz konusu ödemenin taraflarınca ihtirazı kayıt ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile alındığını, davalı yanın 28.03.2016 tarihinde geçici ve kalıcı işgöremezliğine dair yaptığı ödemenin, eksik ve davacının uğramış olduğu zararları karşılamaktan uzak kaldığını, 01.06.2015 Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe Genel Şartlarına göre salt kişi başına ölüm/sakatlık teminatı olarak tanzim edilmiş ise de işbu poliçenin kanun değişikliği öncesinde tanzim edilmiş olduğu dikkate alındığında hatalı şekilde tanzim edildiğini, genel hukuk ilkelerine göre kanunun geri yürütülemeyeceğini, anılan husustan da sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “6098 sayılı TBK’nun 54. maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, … Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar olduğunu, davalı tarafça ödenen 150.476,00TL’nın mahsubu ile bakiye 139.524,00TL iş göremezlik tazminatı ile davalı … şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere kişi başına 290.000,00TL sakatlık teminatından, 150.476.00TL ödeme yerine, bakiye tazminattan indirilmesi gereken 175.224.15 TL güncellenmiş değerin poliçe limitinden mahsubu ile davacı aleyhine daha az tazminata karar verilmesi doğru görülmediği ve … poliçesindeki sakatlık ve tedavi gideri limitleri ayrı ayrı değerlendirilmeden, bakıcı giderinin de poliçedeki tedavi teminatı yerine, sakatlık teminatı kapsamında kaldığının kabulü ile bakiye 114.275.85TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile dava dilekçesinde talep edilen 500,00TL bakıcı gideri toplamı 114.775.85TL tazminata karar verilmesi doğru olmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/l-b-3 maddesi gereğince kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 114.775,85 TL nin 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, müvekkil şirket tarafınca düzenlenen 17.09.2015-2016 tarihli poliçede ölüm ve sürekli sakatlık teminat limiti kişi başına 290.000 TL olup, müvekkil şirket teminat üzerindeki zarardan sorumlu tutulamacağını, sürekli sakatlık ve sürekli bakıcı giderinin aynı teminat kapsamında olduğunu, sağlık giderlerinin tamamının SGK sorumluluğunda olduğunu ve yerel mahkemece yapılan bakiye teminat hesabının doğru olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme:
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmamasına, bakıcı gideri zararı Dairemiz’in önceki yerleşik uygulamaları gereği tedavi giderleri teminatında yer aldığından zararın trafik sigorta poliçesi teminatı içinde değerlendirilmesi doğru olup kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

24/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.