Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1052 E. 2023/6780 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1052
KARAR NO : 2023/6780
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/998-2021/999
SAYISI : 2021/İHK-43093
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi/İtirazın kabulü ile başvurunun kabulü
SAYISI : K-2021/116435

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2015 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde … poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 89.269,82 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önceki tahkim başvurusunda alınan rapora göre kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığını, bu nedenle … tarafından başvurunun reddine karar verildiğini, karara davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiğini, davacının aynı taleple tekrar başvuru yaptığını belirterek başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini belirtmiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruya konu kaza sebebiyle daha önce davalı … aleyhine 17.08.2020 tarihli 2020.E.64834 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, söz konusu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığı hususunun tespit edildiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 06.11.2020 tarihli K-2020/88607 sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2021 tarihli 2021/İHK-2169 sayılı kararı ile davacının itirazının reddedildiği, kararın kesinleştiği, kesin hükme ilişkin şartların HMK’nın 303 üncü maddesinde açıkça belirtildiği, işbu başvurunun dava şartlarının oluşmadığı, İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2021 tarihli 2021/İHK-2169 sayılı kararının kesin olduğu, davacının eldeki dosyadaki aynı talepleri içerir başvurusunun kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruya konu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kesin hüküm olarak değerlendirdiği önceki tahkim başvurusuna ilişkin kararın usulden ret kararı olduğu gerekçesiyle karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu tahkim başvurusu öncesinde yaptığı başvuruya ilişkin hakem heyetince verilen kararın usulden ret kararı olduğu, kesin hüküm olmadığı, usulden ret kararının HMK’nın 114 ünü maddesine göre dava şartlarının mevcut olmaması veya eksik olması sebebiyle verilen bir karar olduğu, hak sahibinin eksikliği tamamlayarak yeniden müracaat etme hakkı olduğu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi kararının hatalı olduğu, davacının eldeki tahkim başvurusu sırasında dosyaya sunduğu 11.03.2021 tarihli Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından hazırlanan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, bu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 5,1 oranında olduğu, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, önceki tahkim başvurusu sırasında alınan kusur raporuna göre sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hazırlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 89.269,82 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 14.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının daha önceki tahkim başvurusunda verilen kararın kesin hüküm olduğunu, kesin hüküm nedeniyle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 11.03.2021 tarihli Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından hazırlanan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının önceki tahkim başvurusu sonucunda dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmaması karşısında başvurunun usulden reddine karar verildiği, usulden ret kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığı, işbu tahkim dosyası kapsamında tazminatın usulünce hesaplandığı anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi ve ekindeki açıklamalar dikkate alındığında maluliyetin %60 olması halinde adı geçen yönetmeliğin uygulanması gerektiği ve %60 maluliyetin altında ya da üstündeki maluliyet tespitinde ise bir önceki yönetmelik hükümleri olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i hükümlerine göre maluliyet tespitinin yapılması gerekmektedir.

Davaya konu trafik kazası 09.05.2015 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarih itibariyle yukarıdaki açıklamalara göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik yürürlüktedir.

Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının daha önce davalı … aleyhine 17.08.2020 tarihli 2020.E.64834 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, bu başvurusu sırasında dosyaya % 5 maluliyet oranlı Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 02.12.2019 tarihli raporunu sunduğu, bu raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alınmasına karar verildiği, bu yönetmeliğe göre dosya kapsamında ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından hazırlanan 25.10.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiği, bu nedenle davacının başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Eldeki dosyada ise; davacı tarafça sunulan 11.03.2021 tarihli Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti % 5,1 oranında olup, sunulan bu raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyeti bulunmadığına ilişkin 25.10.2020 tarihli rapor ile sunulan bu son rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin, % 5,1 maluliyet oranına göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış, … tarafından bu konuda yapılan inceleme eksik olmuştur.

Şu durumda … tarafından; önceki tahkim başvurusu sırasında alınan maluliyet raporları ile kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının bizzat muayenesi de yapılarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükemlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.