Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/10963 E. 2022/16868 K. 13.12.2022 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 17:31
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10963
KARAR NO : 2022/16868
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 25.06.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyetinin arttığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş, davacı tarafça hakem kararına itiraz edilmiş, ...’nce; maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ancak davacının aldığı ödeme ile kazaya ilişkin tüm haklarından feragat ettiği ve davalıyı ibra ettiği, %4 maluliyet oranına göre yapılan ödemeyi kabul ederek sulh ve ibraname imzalandığı, başvuranın maluliyetinde gelişen bir durum olduğuna dair belge sunulmamış olduğu anlaşılmakla değişik gerekçe ile başvuranın itirazlarının reddine karar verilmiş, ... kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan ... kararının ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 13.12.2022 gününde Başkan Kadri Özedoğan'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy
KARŞI OY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup hakem heyetince re’sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; 25.06.2017 tarihli trafik kazası neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davalı tarafça %4 oranında maluliyet belirleyen medikal rapora göre davacıya ödeme yapılmış, taraflar arasında 20.12.2018 tarihli sulh-ibraname belgesi düzenlenmiştir. Davacı tarafça sunulan ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda maluliyetin %8 oranında çıktığı belirtilerek artan maluliyet iddiasıyla 06.10.2020 tarihinde geçici ve sürekli işgöremezlik talebiyle işbu dava açılmıştır. İtiraz hakem heyetince taraflar arasında %4 maluliyet oranına göre daha önce sulh ve ibraname imzalandığı, davacının maluliyetinde gelişen durum olduğuna dair belge sunulmadığı şeklindeki değişik gerekçeyle davacının itirazları reddedilmiş ise de, dava ibranameden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gibi, itiraz hakem heyetince davacının geçici işgöremezlik talebi de değerlendirilmemiştir. 2918 sayılı Kanun’un 111/2. maddesi gereği ibranameden sonraki 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığından taraf delilleri toplanarak sonucuna karar verilmesi için kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.