YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11228
KARAR NO : 2022/13369
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından 03.01.2021 tarih 2021/İHK-220 sayılı davacı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 18.08.2017 tarihinde davacının kullanmakta olduğu motosiklete davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketince ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin zararı karşılamadığını bu nedenle sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bakiye zararın ödenmediğini iddia ederek, oluşan bakiye zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 472,00 TL adli tıp raporu ücretinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, geçerli maluliyet raporu ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.09.2019 tarihli raporda; kas iskelet sistemi ve cilt hasarı için hem Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hem de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başvuranın % 11 oranında sürekli malul kaldığı belirlenmiştir. Raporda, 18.08.2017 kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlenmiş ise de maluliyet raporunu hazırlayan heyetin davacının maluliyet belirlenmesine neden olan şikayetleri dikkate alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile plastik ve estetik cerrahi uzmanı bulunup bulunmadığının rapordan denetimi yapılamamıştır. Bu haliyle bilirkişi raporu eksik olup, hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak davacı için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında, kazanın oluş biçimi ve kazadan sonra oluştuğu belirtilen iki ayrı maluliyet nedenini de karşılayacak şekilde, kazadaki yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet olup olmadığı konusunda, yasal mevzuata uygun ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile plastik ve estetik cerrahi uzmanınında olduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve maluliyeti karşılayacak heyet olmadan alınan rapor ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davaya konu olayda; davalının yargılama süresince vekil ile temsil edilmediği, dosyaya davalı vekili olarak vekaletname sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.