Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/11333 E. 2022/13152 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11333
KARAR NO : 2022/13152
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, başvurunun reddine dair verilen 27.11.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı … şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı kazada davacı aracının hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 48.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne 48.000,00 TL tazminatın 06.07.2020 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı tarafın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, sigorta şirketi vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 10.09.2020 — K-2020/70446 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların kabulüne, uyuşmazlık hakem kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK’nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı … tarafından; aldıkları hasar araştırma raporunda sigortalı araçta oluşan hasarın davaya konu kaza ile uyumsuz olduğu belirtilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; mevcut hasarın kaza ile uyum gösterip göstermediği husunda tereddüt oluştuğundan bahisle bilirkişiden bu konuda görüş sorulduğu ve 29.11.2020 tarihli mailde bilirkişinin tutulan kaza tutanağı ile hasarın örtüşmediği kanaatine varıldığı bildirilmekle aynı gerekçeyle İtiraz Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi raporu alınmaksızın bilirkişiden mail yoluyla alınan görüş doğrultusunda karar verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca davalı tarafça alınan araştırma raporu da dosya arasında bulunmamaktadır. O halde hasar dosyasının tamamı dosya arasına alınarak 6100 sayılı HMK’nin 266-287 maddeleri gereğince seçilecek uzman makine mühendisi bilirkişi heyetinden kazanın gerçekleşme biçiminin açıklığa kavuşturulduğu, hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığının değerlendirildiği, zararın teminat kapsamında olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.