YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11743
KARAR NO : 2022/14618
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 10.04.2020 tarih 2020/İHK-7482 sayılı davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 2.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol, yemek refakatçi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile toplam talebini 45.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davalının davacıya tahkim başvurusundan önce 10.07.2019 tarihinde 71.611,00 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki verilere göre davalının ödemesinin yeterli düzeyde olduğu, dosyadaki maluliyet raporunda davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu hususunun tespit edilmediği, tahkime başvuru dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL tedavi giderinin makul olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL tedavi gideri tazminatının 18.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Anılan karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağının bulunmadığı, ceza soruşturma dosyasında alınan 02.01.2019 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün tali kusurlu, karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafın tahkim başvurusundan önce davacı tarafa davaya konu kaza nedeniyle % 75 kusur oranına göre hesaplanan 71.611,00 TL tazminat ödediği, eldeki tahkim dosyasında davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde de davalının tazminatın % 75 kusur oranına göre hesap edilmesini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 27.11.2019 tarihli kusur raporunda davacı sürücünün % 40, karşı araç sürücüsünün ise % 60 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu kusur raporu benimsenerek ara karar ile davalı tarafın % 60 kusurdan sorumlu olduğu kabul edilerek zararın hesap edilmesinin istendiği, % 60 kusur oranına göre yapılan hesaba göre davacının bakiye tazminata hak kazanmadığının tespit edildiği, buna göre davacının sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin kusura yönelik itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalı vekilinin dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde tazminatın % 75 kusur oranına göre hesap edilmesini talep ettiği, buna göre % 75 kusur oranı yönünden davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmasına göre, Hakem Heyetince davalı tarafın % 75 kusurdan sorumlu olduğu kabul edilerek, % 75 kusur oranına göre tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 27.11.2019 tarihli kusur raporuna göre davalı tarafın % 60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 20.12.2019 tarihli kök ve 26.12.2019 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda; davacının gelirine ilişkin dosyada belge bulunmadığı gerekçesiyle tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edildiği, ancak dosyanın incelenmesinde davacının avukat olduğu, İstanbul Barosundan alınan avukat kimlik belgesi örneğinin dosya arasında bulunduğu anlaşılmış olup, tazminat hesabının asgari ücrete göre yapılması doğru görülmemiştir.
Bu durumda; davacının avukat olduğunun kabulü ile varsa buna ilişkin kaza tarihinden geriye doğru maaş bordroları getirtilmeli, gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan davacının geliri ile ilgili resmi belgeler temin edilip, ilgili barodan emsal ücret araştırması yapılarak davacının gerçek geliri tam ve doğru olarak tespit edildikten sonra zarar hesaplaması yapılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı taraf, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının da giderilmesini talep etmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davalının davacıya tahkim başvurusundan önce 10.07.2019 tarihinde 71.611,00 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki verilere göre davalının ödemesinin yeterli düzeyde olduğu, dosyadaki maluliyet raporunda davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu hususunun tespit edilmediği gerekçesiyle geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak davacının dosyaya sunduğu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 17.10.2019 tarihli maluliyet raporunda, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle 4 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı rapor edilmiş olup, hakem heyetince davacının bakıcı giderine ilişkin talebinin reddi doğru olmamıştır.
Davalı davacıya tahkim başvurusundan önce 10/07/2019 tarihinde 71.611,00 TL ödeme yapmış olup, söz konusu ödeme sürekli işgöremezlik tazminatı kapsamında olduğundan, davacının geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin talebinin de reddi doğru görülmemiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu üstlenen sigorta kuruluşuna ait olduğundan, davacı yararına geçici işgöremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının da hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle söz konusu taleplerin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
5- Davacının dosyaya sunduğu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 17.10.2019 tarihli maluliyet raporunda, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (özel diet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, bakım vb) 3.000,00 TL olduğu hususunun rapor edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının tahkime başvuru dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL tedavi giderine hükmedildiği, ancak meydana gelen kazada davalı tarafın % 75 oranında kusurdan sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, raporda tespit edilen 3.000,00 TL tedavi giderinden, davacı yararına % 75 kusur oranına denk gelecek şekilde tedavi giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.