Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/11763 E. 2023/144 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11763
KARAR NO : 2023/144
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/580-2022/239
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, borçlular ……, Araçlar ve Tek.Gıda A.Ş. ve ….., Gıda Maddeleri Dağıtım Tic. AŞ. hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, dava konusu araçlarını mal kaçırma amacı ile diğer davalılara devrettiklerini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.04.2013 tarihli ve 2010/130 Esas, 2013/111 sayılı kararıyla; tarafların birbirini tanıdıkları ve satışların mal kaçırma amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 12.03.2013 tarih ve 2013/11499 Esas, 2015 /4141 Karar sayılı ilamında;
“….
Somut olayda, mahkemece dava konusu araçların satış ve tasarruflarının İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline, davacı alacaklılar yönünden İİK.nın 277 ve devamı maddeleri ve yine 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu 19. maddesi (eski 818 sayılı Borçlar Kanunun 18. maddesi) uyarınca söz konusu araçlar üzerinde davacılara cebri icra yetkisi verilmesine, bu araçlardan davalı 3. kişilerce başka kişilere devredilen araçlar yönünden İİK.nın 283/2 maddesi uyarınca anılan araçların satış tarihindeki satış değeri kadar davalı 3. kişilerin tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, ancak dava konusu hangi araçların davalılar tarafından elden çıkarıldığı, elden çıkarılan araçların rayiç değerinin ne olduğu, bu tazminatın kimden ve hangi miktarda tahsil edileceği hüküm fıkrasında yazılmadığı gibi tasarrufun hem İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca hem de BK.nın 19. maddesi uyarınca iptal edilmesi de doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle davanın tavsifinin yapılarak olayda hangi yasa maddesinin uygulandığının açıkça gösterilmesi, ondan sonra dava ve tasarrufa konu edilen araçların trafik tescil kayıtlarının getirtilerek davalılar tarafından elden çıkarılıp çıkarılmadığının belirlenmesi, elden çıkarılan araç var ise bunların elden çıkarılma tarihindeki rayiç gerçek değerlerinin saptanması, kimin hangi miktarda tazminata mahkum edildiğinin hüküm fıkrasında açıkça yazılması gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde kimin ve hangi miktarda tazminata mahkum olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması doğru bulunmamıştır.” gerekçesi ile bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, aynı gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, … plakalı aracın müvekkili tarafından değil, davalı … tarafından alındığını, müvekkilinin dördüncü kişi olarak kötü niyetinin ispatlanmadığını, İİK’nun 280/4. maddesindeki iş yeri devrinin müvekkili yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek , mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

2. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacının, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde sadece borçlu tarafından yapılan tasarrufun kesinleşen takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali gerekmektedir.

Somut olayda, borçluların diğer alacaklısı Yapı ve Kredi Bankası tarafından açılan Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/308 Esas 2019/320 Karar sayılı tasarrufun iptali davası sonunda verilen karar gereğince Tokat İcra Müdürlüğünün 2020/2306 sayılı takip dosyasında dava konularından … plakalı araçların ihalede satılmış olduğu anlaşıldığından, bu araçlar ile ilgili davanın konusu kalmamıştır. Öte yandan, davalı üçüncü ve dördüncü kişiler bir kez bedelden sorumlu olacaklarından karar da tahsilde tekerrür oluşturmayacağı belirtilmek sureti ile iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus belirtilmediğinden, bir araç için birden fazla tahsilata neden olacak şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı …’e iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.